Çocuğun başarısı değil, dayanıklılığı uzun oyunu kazanır.
Kısa, sakin, uygulanabilir eğitim ve ebeveynlik rehberliği. Okul tercihi, okul süreci ve aile iyi oluşu için bilge notlar.
Bölüm
Kısa, sakin, uygulanabilir eğitim ve ebeveynlik rehberliği. Okul tercihi, okul süreci ve aile iyi oluşu için bilge notlar.
Ebeveyn tükenmişliği nasıl önlenir? Louvain Üniversitesi ve Kristin Neff araştırmalarıyla öz-şefkat rehberi.
“Aman Allahım!” diye bir çığlık attı anne. “Bebeğim, iyi misin? Acıdı mı? Neresi acıyor bebeğim? Neresi acıyor?” Küçük kız annesine bakıp birden hüngür hüngür ağlamaya başlayınca, basit bir kurtarışın ambulans çağırma garantili bir trajediye dönüştüğünü fark ettim.
Çocuklar çok hızlı büyüyor. Ebeveynler çocuklarının değerli anlarını genellikle fotoğraf ya da video çekerek saklamaya çalışsa da Tayvanlı bekâr bir baba oğlunu yetiştirmenin nasıl bir şey olduğunu asla unutmamak için kendi özel yöntemini kullanıyor.
Hepimiz telefonumuza aşırı fazla baktığımız için suçluyuz ve hepimiz telefonumuza aşırı fazla baktığımız için suçlu olduğumuzu biliyoruz. İşte size Teksas’taki bir anaokulundan gelen bu konudaki bir başka hatırlatma daha…
Berlin’de ilk kez bir çocuk parkına gittiğimde çok korkmuştum. Bütün Alman ebeveynler bir araya toplanmış kahve içiyorlardı ve bir kum havuzunda yer alan yaklaşık 6 metre boyundaki ahşap bir ejderhadan aşağı sarkan çocuklarına hiç bakmıyorlardı bile. İçi yumuşak süngerlerle dolu mat yığınları neredeydi? Peki ya sorumlulukla ilgili “bildiriler”? Kişisel yaralanma avukatları?
11 yaşındaki Isabella Pieri, iki yıl önce annesini nadir görülen bir hastalıktan kaybettikten sonra saçlarına şekil vermeye yardım edecek kimsesi de kalmadı. Ama sonra çok güzel bir gelişme oldu. Okul servis şoförü sayesinde Isabella her sabah okula yeni bir saç örgüsü modeliyle gelmeye başladı.
Amerika’da anne olduğumda, hiç beklemediğim bir ebeveynlik deneyimiyle karşılaştım. Çocuklarla dolup taşmasını beklediğim oyun alanları genellikle bomboştu. Küçük çocukların çoğu ya evde ekran başına çakılmışlardı ya da anaokullarında ders çalışıyorlardı. Kışın bebeğimle dışarıda yürüyüşe çıktığımda insanlar bize acıyan gözlerle bakıyor, bizi arabayla eve bırakmayı teklif ediyordu. Bu sırada, memleketim İsveç’te çocuklar, hava nasıl olursa olsun, hem okuldayken hem de evdeyken mutlaka dışarı çıkıyordu. Eğitici oyun kartlarını, duvarlardaki yazıları ve henüz anaokulundayken akademik açıdan hazır olmak gibi şeyleri unutun; İskandinav anne babalar küçük çocuklarının ağaçlara tırmanmasını ya da topraktan solucan çıkarmasını akademik konuları öğrenmesinden daha çok önemserler. Ama iki kültür arasındaki şaşırtıcı farklılıklar bununla sınırlı değil.
Altı yıl önce sahip olduğumuz malın, eşyanın çoğunu sattık, bağışladık ya da attık. Bu şimdiki hayatımızdan duyduğumuz hoşnutsuzluğa dayalı bir karardı. Maaştan maaşa yaşamaktan yorgunduk ve asla ileri gidemiyorduk. Ve maddi eşyaların bizden aldığı enerji ve çaba nedeniyle her zaman yorgunluğu, usanmışlığı büyütüyorduk. Fark ettik ki bizim için önemli olan şeyler için kalan çok az kaynağımız vardı.
Ebeveynleri yıllardır rahatsız eden soruların başında gelir bu: Çocukları büyürken onlarla ne kadar vakit geçirmeliler?