İçeriğe geç

Bölüm

Eğitim (10)

100 yazı Akışa dön

Araştırma: Sanat Çocukların Daha İyi Düşünmelerini ve Daha İyi İnsanlar Olmalarını Sağlıyor

Yaratıcı işlerle uğraşanlar muhtemelen sanatın ilkokul eğitiminde önemli olduğuna katılacaklardır. Ancak okul yöneticileri buna katılmadıkları için Arkansas Üniversitesi’nden bir grup sosyal bilimci, sanatla uğraşmanın faydalarını bilimsel olarak kanıtlamaya uğraşıyor. Education Next ve Educational Researcher’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre müze ve performans sanatı merkezi gibi kültürel mekanlara giden öğrenciler sadece sanatla ilişkili derslerde daha yüksek notlar almakla kalmıyor aynı zamanda daha anlayışlı oluyor, tarihsel empati kurabiliyor, eğitimsel bellekleri ve eleştirel düşünme becerileri gelişiyor.

4 dk okuma

10 Adımda Öğretmenlikte Tükenmişlik Sendromundan Kurtulmak

“Neden öğretmen olmak istedim?” Hepimiz tükenmişlik hissiyle yüzleşiriz, bazen günlük olarak, ya da bazen benim durumumda olduğu gibi dördüncü dönemden sonra. Çoğu zaman kendimizi toparlayıp üzerimizdeki tozu kiri silkeleyip, öğrencileri eğitmede başarılı olmak için yeni stratejiler denemek üzere kendimizi sıfırlarız. İtiraf etmeliyim ki , her seferinde içimde tekrar deneme isteğinin uyanması gittikçe daha da zorlaşıyor. Öğrencilerin birkaç yıl öncesinden daha zor olduklarını düşünmeden duramıyorum. Ayrıca üzerimizdeki sorumluluklar gittikçe daha da bunaltıcı olmaya başladı. Ve tabii ki öğretmen maaşları yetersiz. Hal böyleyken şunu sormadan duramıyoruz: “Buna değer mi?”

4 dk okuma

Bana İlham Veren Öğretmenlerden Ne Öğrendim?

Devlet okullarıyla özel okulların birbirinden farklı oldukları inkar edilemez. Yine de devlet okulu öğretmenleriyle kurduğum ilişkiler ve yaptığım sohbetler, bugün olduğum özel okul öğretmenine dönüşmemi sağladı. Sadece kendi okulunuzun değil, kendi okul türünüzün dışındaki öğretmenlere de ulaşmanız konusunda sizi teşvik etmek isterim. Aşağıdakilerin hepsi kendi yaşadığım deneyimler. Ve bu deneyimler bana en iyi uygulamaların her sınıfta bir yeri olduğunu gösterdi.

4 dk okuma

Akademik Eğitimde “Ne Kadar Erken O Kadar İyi” Anlayışı Sona Mı Eriyor?

Küçük çocuklara uygun müfredat hakkındaki tartışmaların merkezinde genel olarak iki eğilim bulunuyor. Bunların ilki serbest oyun ve temel aktiviteler, ikincisi ise “düz” akademik eğitim (Amerika’daki pek çok anaokulunun oyun zamanını azaltarak ya da tamamen kaldırarak uyguladığı seçenek). “Hayat Dolu Zihinler: Küçük Çocuklar İçin Akademik ve Zihinsel Hedefler Arasındaki Ayrımlar” isimli yeni bir rapor, erken çocukluk dönemi eğitimi için en çok neyin uygun olduğuna dair yeni bir bakış sunuyor.

4 dk okuma

Biri Büyüklere Biri Küçüklere İki Anti-Külkedisi Masalı: Vejetaryen Külkedisi Ve Külprensi

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini dert ediniyorsak, üzerinde düşünmemiz/bir şeyler yapmamız gereken konulardan biri de çocuklara alternatif anlatılar sunabilmek. Yıl 2016 olmuş ve açıkçası bu konuda ülkede yayımlanan kitap sayısı hem yetersiz hem de üzerine epey bir araştırma yapmak gerekiyor. Siz de saçlarını durmadan uzatan Rapunzel’den, Uyuyan (Uyutulan mı demeli?) Güzel’den, çocuk işçi Külkedisi’nden, bir yanağına tokat atılınca diğer yanağını uzatan Pamuk Prenses’ten, balolardan, şatolardan, at üstündeki yiğit prenslerden sıkıldıysanız elime mum dikin! Evet, bu masallar hala geçerliliğini koruyor ama sorun bu masallarla sınırlı değil. Çocuklar cinsiyet rollerini temel olarak aileden, çevreden, okuldan ve medyadan öğrenirler. Bu öğrenmeler bol “kalıp yargı” içerir. Başka bir şekilde ifade edersek: “kadın”, “erkek”, “oğlan”, “kız”, “anne”, “baba” denildiğinde kafalarında birtakım resimler belirir. Mesela; “Yemek pişirmek kadının işidir.”, “Evdeki tamirat işlerinden kadınlar anlamaz.”, “Doktorlar erkek, hemşireler kadın olur.” gibi. Pek çok çocuk kitabı toplumsal cinsiyet rolleri ve “erkeğe” ve “kadına” dair bu kalıp yargıları yeniden üretir.

5 dk okuma

Haftalık bülten

Her cuma sabahı: arşivden üç yazı, bir araştırma ve okuma listesi.