Öğrencilik yıllarımda, eğitim fakültesinin eğitim bilimleri derslerinde amaç, hedef, davranış sözcükleri üstünde önemle durulan anahtar kavramlarımızdı. Amaç, en kapsamlı olan ve esas ulaşılmak istenen iken, hedef amaca giden yoldaki adımlardı. Bu adımlara ulaşmak için de öğrencilere kazandırmak zorunda olduğumuz davranışlar vardı. Uzun yıllar bu sözcüklerle çalıştıktan sonra daha basit bir dile geçiş yaptık: “Kazanım”. MEB, öğrencilerin ulaşmalarını istediği basamakları “kazanım” sözcüğü ile ifade etmeye başladı. Yıllar sonra eğitim bilimi geliştikçe bu sözcük de değişir, yerine yenisi gelir ama hiç değişmeyecek olan sınıfta yapılacak olan öğrenme yolculuğunun ulaşmak istenildiği yerdir. Sistemler ya da sözcükler değişse de öğrenme yolculuğu devam edecek ve bu yolculuğu anlamlı kılan da yolun kendisi olacaktır.
İlgili Yazılar
Öğrenme
İşitsel Öğrenme Stili: Dinle ve Başar
Ders dinlemeyi, uzun okumalar yapmanı gerektiren ödevler yerine tercih eder misin? Sözlü yönlendirmeleri takip etmekte başarılı mısın? Sınıf içi tartışmalardan faydalanıyor ve derse katıldığın için yüksek notlar mı alıyorsun? Eğer öyleyse, işitsel öğrenme stiline sahip biri olabilirsin.
öğrenci
Öğrencilerin Dikkatini Çekmek için Bağırmak Dışında 6 Yöntem!
Öğrencileriniz ders sırasında konuşurken sesinizi yükseltmek tek seçenek gibi gelebilir. Öğrencilerin dikkatini çekmek için 7 yöntem!
Eğitim
Araştırmacılar Anaokulu Öğrencilerinin Davranışlarını İnceledi ve 19 Yıl Sonra Sonuçlara Baktı
Her anne baba çocuğunun derslerinin iyi olmasını ister ama artık sosyal başarının da en az notlar kadar önemli olduğunu biliyoruz. Küçüklüğümüzden itibaren okulda aldığımız notların ve sınav başarısının her şeyin, yani üniversiteye girmenin, bir meslek sahibi olmanın ve refah içinde mutlu yaşamanın anahtarı olduğuna inandırılırız.
Eğitim
Az Konuşan Öğretmen = Çok Şey Yapan Öğrenci
Charlie Brown ve köpeği Snoopy’nin maceralarını anlatan çizgi film serisini biliyorsanız, Charlie Brown’ın dünyasındaki boğuk trompet sesli yetişkinleri de bilirsiniz, özellikle de öğretmeni Bayan Othmar‘ı. İlkokulda beş yıl öğretmenlik yaptıktan sonra öğrencilerimi uyutacak kadar sıkıcı olmadığımdan eminim artık, ama yine de öğretmenin konuşması ile öğrencinin çalışma yapması arasındaki doğru dengeyi yakalayıp yakalayamadığımı hala merak ediyorum.
Eğitim
8 Proaktif Sınıf Yönetimi Önerisi
1950’lerde psikolog Jakob Kounin ve Paul Gump disiplinin merak uyandıran bir etkisini keşfettiler: Eğer bir öğrenci yıkıcı bir davranışta bulunduğunda öğretmen buna katı bir disiplinle karşılık verirse öğrenci davranışına son verebilir fakat diğer öğrenciler aynı yanlış tutumu sergilemeye başlayacaktır. Kounin ve Gump bunu “dalgalanma etkisi” (ripple effect) olarak adlandırdılar ve bu, bir sınıfı kontrol etme çabalarının istenilenin aksi sonuçlara sebep olabileceğini gösterdi.