Etkili Öğrenmenin Anahtarı

Etkili Öğrenmenin Anahtarı Nedir? Kent State Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. John Dunlosky’in yaptığı ilgi çekici bir araştırmanın soruya verdiği yanıt da bilmece gibi.

Bu tam da sizin bildiğiniz şey değil. Etkili öğrenmenin anahtarı sizin bildikleriniz ile ilgili ne bildiğinizdir.

Daha basit bir şekilde ifade etmek gerekirse Sn. Dunsloky’e göre öğrenci her öğrenme deneyiminde iki ön bilgiye ihtiyaç duyar. Birisi konu ile ilgili kendinde var olan ön bilgi(matematik, tarih..vs.), diğeri ise öğrenmenin nasıl gerçekleştiğidir. Veliler ve öğretmenler bu ilk bilgiyi kazandırmak konusunda rahattırlar. Bizler de isim, tarih, sayılar gibi somut bilgileri edinirken kendimizi rahat hissederiz. Fakat bizim öğrenme hakkında yaptığımız rehberlik ‘Öğrenmenin Üstbilişsel Yönü’  üzerinde yoğunlaşır.

Öğrenme  psikolojisi alanında çalışmalarını sürdüren Prof. John Dunlosky okullarda olması gereken öğrenme yaklaşımı ile ilgili fikirlerini yazdığı makalede şu şekilde tanımlıyor.

Bizim okullarımızda öğrencilerin neyi öğrenmeye ihtiyaçları var?

Öğrenciler konuyu ne şekilde öğrenirler?

Öğrencilerin konuyu tam olarak öğrenmeleri için edinmeleri gereken beceriler nelerdir?

sorularının cevaplarına odaklanılır.

Öğrencilere öğrenmeyi öğretmenin, kavramları öğretmek kadar önemli bulan Dunlosky, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin ve öğretmenlerce kullanılan doğru öğretme stratejilerinin, yaşam boyu öğrenmeyi destekleme süreçlerindeki önemine değiniyor.

“Öğrencilere nasıl öğreneceklerini öğretmek, ders içeriklerini öğretmek kadar önemlidir! “

Avusturalya’da eğitimcilerden oluşan bir grubun öğrenme konusunda yaptığı araştırma şu sonuca ulaşmıştır. Öğrenciler öğrenmenin ne olduğu konusunda farklı fikirlere sahiptirler.

En çarpıcı sonuç ise düşük başarı seviyesine sahip öğrencilerin etkili öğrenme için gerekli olan bilişsel ve üstbilişsel öğrenme stratejileri konusunda başarısız oldukları sonucudur. Buradan yola çıkararak ulaşılan ise okul başarısı düşük olan öğrencilerin, nasıl öğrendikleri konusunda eksik bilgilere sahip oldukları sonucudur.

Etkili öğrenme stratejilerini öğrencilere öğretmenin, öğrencilerinin öğrenme düzeylerini yükselteceği, öğrencilerin yeni bilgiyi ne şekilde özümseyeceklerinde emin olmalarını sağlayacağını düşünen bir diğer eğitimci ise  Avusturalyalı yazar Helen Askell.

Kendisi bu konuda Pısa (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) değerlendirmelerinin sonuçlarını şu şekilde özetliyor. Temel amacı, gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymak olan Pısa değerlendirmelerinin sonuçları bizlere okuduklarını anlamak ve hatırlamak için uygun stratejileri  (önemli bulduğu yerlerin altını çizmek, öğrendiklerini arkadaşları ile paylaşmak) kullanan ve bu stratejileri iki yıl boyunca kullanmayı alışkanlık haline getirmiş öğrencilerin daha iyi öğrendiklerini gösteriyor. Pısa projesi kapsamında yapılan değerlendirmeler bu yönde çalışmalarını sürdüren öğrencilerin diğer öğrencilerden en az 73 puan fazla puan aldıklarını gösterdi.

Peki Öğrenciler Kendi Beyinleri ile ilgili Neyi Bilmelidirler?

Askell Williams tarafından Avusturalyada 1.388 lise öğrencisi ile gerçekleştirilen çalışmalar öncelikle öğrencilerin öğrenme stratejileri hakkındaki bilgi düzeylerini ölçtü ve araştırmanın sonucunda öğrencilerin  bu strartejiler hakkında çok az bilgiye sahip oldukları sonucuna ulaştı.

Askell Williams ve çalışma arkadaşları aşağıda sıralanan stratejilerden bazılarını kullanan öğrencilerin diğerlerine kıyasla daha başarılı olduklarını düşünüyorlar.

İşte öğrencilerin kendi öğrenme süreçleri hakkında farkındalıklarını değerlendirecekleri bazı öğrenme stratejileri…

• Konuyu anlamak için resim ya da şemalar çizmek.
• Konu hakkında cevaplayabileceğim sorular üretmek.
•Bir konu ile ilgili yeni bir bilgi öğrenildiğinde, bu konuda neler bildiğini düşünmek.
• Konu ile ilgili bilgilerini arkadaşlar ile tartışmak
• İyice öğrendiğine emin olana kadar konu ile ilgili tekrar ve alıştırmalar yapmak.
• Düşünceleri gözden geçirmek. Konuyu iyice anladım mı? düşünmek
• Anlamadığımızı fark ettiğimiz noktada, konuya geri dönmek.
• Bu konu ile ilgili yeterince anlaşılmadığını düşündüğümüz noktaları listelemek. Böylece takip süreci basitleşir.
• Konu ile ilgili bir çalışma tamamlandığında yaptığımız işi kontrol etmek.
• Çalışma sürecini organize etmek.
• Öğrendiğimiz konu ile ilgili yapabilecek çalışmaları planlamak.

Araştırmanın ikinci bölümünde ise Askell Williams öğretmenlerin uygun buldukları zaman aralıklarında öğrenciyi derse odaklamak amaçlı kullanabilecekleri bazı sorular üretti.

• Bugünkü dersimizin konusu ne?
• Bugünkü dersteki ana fikir ne olacak?
• Bu konu ile ilgili bildiklerin neler?
• Konuyla neleri ilişkilendirebilirsin?
• Anahtar noktaları hatırlamak için neler yapabilirsin?
• Konu ile ilgili anlamadığın, açık olmayan noktalar var mı? Varsa nelerdir?

Bu gibi sorular aynı zamanda ebeveyn ve eğitimcilerin öğrencinin neyi öğreneceğinden çok nasıl öğreneceği konusunda farkındalık sağlamaları amacı ile de kullanılabilirler.

Çeviren: Nadin Aleksanyan

Kapatmak için ESC tuşuna basınız