Geçen gün çocukların bir maçında, saha kenarındayken bir babayla laflıyordum. Beslenmenin sağlık üzerindeki etkilerine inanmadığını çünkü çocukluğu boyunca sucuklu sandviç, mısır gevreği ve beyaz ekmek; tatlı niyetine de kremalı hazır kek yediğini söyledi. Çocukluğunda tükettiği onca abur cubura rağmen şu anda sağlıklı olduğuna göre çocukları da sağlıklı olacaktı.
Bu iddiayı daha önce de duymuştum.
Evet, belki de bu ebeveyn gerçekten sağlıklı olabilir. Yine de, bir kuşak olarak baktığımızda, bizler sağlıklı değiliz.
Son 50 yıl içinde tıptaki gelişmeler insanların kalp krizlerin atlatmasını, tansiyonun tedavi edilebilmesini, yüksek kolesterolün dengede tutulmasını sağladı. Artık, eskiden yapılamayan ameliyatlar yapılıyor, yepyeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri var. Kulağa çok iyiymiş gibi geliyor, öyle değil mi? Ancak, örneğin Amerikalıların ortalama yaşam süresi, pek çok gelişmiş ülkedeki insanlara göre daha düşük.
Daha sağlıklı olmayıp, daha fazla hastalandığımıza inanmıyorsanız Dünya Sağlık Örgütü’nün Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne kulak verin (veriler Birleşik Devletlere aittir):
2013 yılında, Tıp Enstitüsü ve Ulusal Araştırma Konseyi, senatoya ürkütücü bir rapor sundu. Rapora göre Birleşik Devletler’deki ortalama yaşam süresi ve hayatta kalma oranı geçtiğimiz yüzyıla göre artmış olsa da, “Amerikalılar diğer gelişmiş ülkelerde yaşayan insanlara göre daha fazla yaralanıyor ve hastalanıyor.” Son otuz yıl içinde, ortalama yaşam süresindeki fark da giderek artıyor.
Peki bunun sebebi ne? Cevap, kremalı kek kadar basit değil. Elbette yediklerimizin de bunda katkısı var ama başka faktörler de bulunuyor.
İşin kötüsü, tüm bunlar çocuklarımız için de geçerli. Yetmezmiş gibi, havada daha fazla kimyasal madde, mısırlarımızda daha fazla pestisit ve etlerimizde daha fazla antibiyotik bulunuyor.
Yani anne babalar olarak gerçeklerle yüzleşelim. Evet, biz zamanında işlenmiş gıdalarla büyümüş olabiliriz ama artık kendi anne babalarımızdan daha fazla şey biliyoruz. Gezegenimiz artık eskiye göre daha zehirli, çocuklarımız artık daha az hareket ediyor. Ayrıca kanıtlar, kuşağımızın sandığımız kadar da sağlıklı olmadığını gösteriyor.
Çocuklarınızın diabeti, şiddetli gıda alerjileri ya da gıda ve çevre faktörlerinden etkilendiklerini gösteren belirtileri olmayabilir ama yine de, muhtemelen gelmiş geçmiş en sağlıksız kuşağa dahil olmamalılar. Çocuklarımız kendilerini çevreden ve beslendikleri gıdalardan koruyamazlar, onları korumak bize düşüyor. Hepimiz çocuklarımızı seviyoruz ve bu, başkalarının değil bizim çözmemiz gereken bir problem.