Neden Sesli Kitap Okumak Daha Büyük Çocuklar İçin De Önemli?

1
1630

Ağitimpedia’da zaman zaman yazılarına yer verdiğimiz eğitimci, yazar, blogger Jessica Lahey, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine sesli olarak Shakespeare ve Charles Dickens okuduğunu söylüyor. Hem de farklı sesler kullanarak. Öğrencileri, kendilerine kitap okunmasına bayılıyor. Bazen kendilerini kitaba öyle çok kaptırıyorlar ki, Lahey onların yere yatıp gözlerini kapatarak dinlemelerine ve kitabın tadını çıkarmalarına izin veriyor. Lahey, kısa hikayeleri de sesli okuyor: “Sesli okumayı en çok sevdiğim hikaye Edgar Allan Poe’dan Geveze Yürek. Anlatıcı tam anlamıyla raydan çıkmaya başladıkça, ben de tansiyonu yükseltiyorum ve biraz çılgınlaşıyorum. Çok eğlenceli oluyor.”

Lahey’e göre Dickens’ı sesli okumak, öğrencilerinin yazarın Viktoryan tarzına alışmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda çocukların kendi başlarına anlayamayacakları retorik ve edebi ayrıntıları durup onlara anlatma fırsatı veriyor. Shakespeare’in oyunlarını ise rolleri paylaşarak beraber okuyorlar. “Çünkü bu oyunlar böyle deneyimlenmeli” diyor Lahey.

Daha büyük çocuklara – hatta 14 yaş gibi kendi başlarına rahatça okuyabilecekleri yaşa kadar olan çocuklara – sesli kitap okumanın hem akademik hem de duygusal faydaları olduğunu söylüyor gazeteci ve “Sesli Okuma El Kitabı”nın yazarı Jim Trelease. Trelease’in 1979 yılında yazdığı ve bugün milyonlarca baskıya ulaşan kitap şüphesiz bu alanda gerçek bir rehber.

Trelease, her yaştan çocuğa kitap okumanın değerine güçlü bir şekilde inanıyor.

“Daha büyük çocuklara sesli kitap okumanın birinci nedeni, bir çocuğun okuma seviyesinin dinleme seviyesine sekizinci sınıfa kadar tam olarak ulaşamaması” diyor Trelease. Bu görüşünü 1984 yılında yapılan bir araştırmaya dayandırıyor. Bu araştırma, kendileri için çok zor olan kitaplar çocuklara sesli olarak okunduğunda anlayabildiklerini ortaya koyuyor. “Konuşmayı başarmadan önce duyabilmelisiniz, okumayı başarmadan önce konuşabilmelisiniz. Bu düzeyde okuma, kulak sayesinde gerçekleşiyor.”

Ortaokuldaki sesli okumalar üzerine yapılan tüm araştırmaların bir özetini ortaya koyan bir çalışmaya göre öğretmenlerin yüzde 58’i öğrencilerine sesli kitap okuyor. Ortaokul öğrencileri sesli okumaları çok sevdiklerini bildirseler de, onlara yönelik elimizde oldukça az veri bulunuyor. Bu veriler, 12-14 yaş arasındaki çocuklara sesli okumanın “kapsamı ve niteliği” ile ilgili: Öğretmenler ortaokul öğrencilerine sesli kitap okuduklarında motivasyon, ilgi ve merak artıyor. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sesli okuma için gösterdikleri bir numaralı neden ise öğrencilerine model olmak.

Trelease de okuma keyfinin modellenmesinin önemli olduğunu kabul ediyor, ancak ona göre sesli okumanın çok daha fazla işe yaradığını gösteren başka nedenler de var. Mesela “menüyü genişletmek” gibi.

“İki koca yılını ezberle, bol test ve bol ödevle geçiren dokuz yaşındaki bir çocuğu ele alalım. Okuma konusunda yeterlidir belki ama okumanın kendisini ter döktüren bir çalışma olarak görür” diyor Trelease. Bir öğretmen, öğrencilerinin okuma düzeyinin üzerindeki iyi bir kitabı sesli olarak okursa, onlara eğer okumaya devam ederlerse iyi kitapların – gerçekten çok iyi olanların – yolda olduklarını da gösterir.

Eğer bir çocuk okumayla ilgili zorluklar yaşıyorsa, “menüyü genişletmek” çok daha önemli bir hal alır. Kızına evde eğitim veren eğitimci Dr. Jessica Voigts, sesli okumanın, disleksi olan biri için okumayı zevkli bir hale getirebileceğini söylüyor. “Kızımla birlikte kitap okumak – ben okurken onun kelimeleri takip etmesi ve sonra onun bana okuması – birlikte zaman geçirmemizin, dünyayı deneyimlememizin ve ortak bir keyfin tadını çıkarmamızın bir yolu. Ben ona, okuma zamanının üçte ikisinde okuyorum ve sonra o kalan üçte birinde devreye giriyor” diyor Voights.

He ne kadar kızı okuma konusunda bocalasa da, Voigts akademik başarıdan çok daha fazlası için kızına sesli kitap okuduğunu söylüyor. “Hayatın çılgınlıklarla olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Birlikte okumak; dinlenebileceğiniz ve sadece var olabileceğiniz bir yerinizin olmasının bir yolu. Paylaşılan kelimelerin bir gücü var. Televizyondan, radyodan ya da internetten alamayacağınız bir enerjisi var” diyor Voigts.

Trelease için de paylaşılan kelimelerin gücü çok önemli. Hatta çocuklar kendi kendilerine okuyabilseler bile onlara sesli okumaya devam etmek için en büyük sebeplerden biri. Sesli okumalar sırasında öğrenciler araya sorular katabilir, kendi başlarına değil de hikayedeki karakterlerin başına geldiği için karmaşık ve zor konulara rahatlıkla girebilirler. “Sizce neden o kadar fazla çocuk hikayesinde karakter olarak kimsesiz çocuklar var? Çünkü her çocuk kimsesiz olmakla ilgili endişe duyar ya da bunun nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye çalışır.”

Trelease, sesli okumaların herhangi bir cihaz üzerinden de gerçekleşebileceğini söylüyor. Lahey ise basılı kitaptan okumayı tercih ediyor. Hem de kenarları kıvrılmış, boş yerlerinde kendi karalamalarının yer aldığı kitapları. Her ikisi de öğrencilerin sesli okumaları, sevdikleri birer anı olarak hatırladığının altını çiziyor.

Trelease geçtiğimiz günlerde, 30 yıl sonra eski öğrencileriyle internet üzerinden iletişim kuran emekli bir öğretmenden bir mektup aldığını anlatıyor. Bu öğretmen, eski öğrencilerine kendi sınıfıyla ilgili en çok hatırladıkları şeyin ne olduğunu sormuş. Cevap şu olmuş:

“Kesinlikle bize okuduğunuz kitaplar.”

 

Kaynak: http://ww2.kqed.org/mindshift/2013/05/14/why-reading-aloud-to-older-children-is-valuable/

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here