Neden Anaokulu Öğrencilerine Teknoloji Eğitimi Vermemeliyiz?

1
5935

Amerikan hükümeti, STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimine öncelik vermek için 200 milyon dolarlık bir bütçe ayıracağını ve kodlama ve bilgisayar bilimi becerilerinin anaokulundan liseye kadar ülkedeki tüm okullarda öğretileceğini açıkladı. K-12 eğitimini geliştirme niyeti takdire şayan olsa da, anaokulu sınıfları için yatırımı ikiye katlama niyeti, yaşadığımız sorunları cevabı olmayabilir.

Silicon Vadisi’nde bir okul işleten bir eğitimci ve düzenli olarak eğitim hakkında yazılar yazan bir ebeveyn olarak, geleceğe güvenle yürüyebilen yarının liderlerinin gerçekten nelere ihtiyacı olduğunu her gün gözlerimle görüyorum. Ve kodlama gibi daha dar çerçevedeki becerilerin geliştirilmesi bunlardan biri değil maalesef.

Ülkedeki pek çok deneyimli eğitimci, küçük ve hassas çocukların eline daha fazla dijital cihaz vermenin onları istediğimiz yere götürmeyeceğini söylecektir. Aksine bu onların sadece “tedavülden kalkanlar denizinde” kaybolup gitmelerine sebep olacaktır.

İşgücü İstatistikleri Ofisi’nin yeni bir raporunda 2014 ve 2024 yılları arasında hızla azalan ve azalması beklenen meslekler sıralandı. Bu, kodlama gibi daha dar bir beceri setini çocuklarımıza dayatmanın çok da akıllıca olmadığını gösteriyor bize. Son yirmi yıl içinde, öngörülmesi imkansız teknolojik gelişmeler yüzünden bütün sektörler çeşitli hayal kırıklıkları ve sorunlar yaşadılar.

Teknolojiye öncelik vermek yerine çocuklarımıza düşünmeyi ve değişime uyum sağlamayı, iletişim kurmayı ve soru sormayı öğretmeliyiz. Çocukluk insanoğlunun en özel, en şiirsel ve hayal gücününün en çok körüklendiği zamandır.

K-12 eğitiminin amacı, çocuklara sadece bir ders müfredatı sunmanın ötesine geçerek onları yaşam becerileriyle donatmak olmalıdır. İlkokul, karakterin temellerinin oturduğu, özdenetimin şekil aldığı ve öğrencilerin kendilerini daha büyük bir topluluğun parçası olarak görmeye başladığı bir dönemdir. Bu temel sağlam bir şekilde oturduktan sonra öğrencilerin teknolojinin inanılmaz gücünden “akıllıca” faydalanması için bolca zamanı kalır. Sonuç olarak ahlaktan uzak bir liderlik, insanlığa fayda değil ancak zarar getirir.

Eğitimciler olarak çocuklarımızı sadece bilinmeyen bir geleceğe değil, aynı zamanda kendi seçtikleri ve potansiyellerini ortaya koymalarını (sadece maddi olarak değil, bütüncül bir insan olarak) sağlayacak mesleklerde  anlamlı bir hayat yaşamaları için de hazırlıyoruz onları.

Sorun teknoloji eğitiminde değil, bu eğitimin zamanlamasında. Teknolojinin erken çocukluk dönemindeki sürecini hızlandırmak, bu konuda yapılmış çok sayıda bilimsel araştırmaya aykırı olduğu gibi bir neslin geleceği için seçilmesi gereken yolun da tam tersi bir yöndür.

Küçük çocukları erken yaşta teknolojiye boğmak, onları yaşamdan kopukluk, kaygı ve bağımlılıkla dolu bir yetişkinliğe doğru götürebilir. Oysa bizim ekrana yapışık değil, demokrasiye aktif olarak katılan bireylere ihtiyacımız var.

STEM eğitimine ayrılan bütçeyi artırmak (özellikle de düşük gelirli ailelerin çocukları için) doğru bir adım, ancak uygun zamanda yapılması kaydıyla. Küçük çocuklarımızın sanat, müzik ve doğada zaman geçirmek gibi farklı ihtiyaçları var. Özellikle bu yaş grubu için,  okullarımızda bu alanlara daha fazla bütçe ayırmalıyız.

Hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre bu bütçe sadece bilgisayar kullanmaya değil, bununla birlikte gelen problem çözme becerilerine de aktarılacak. Peki, o zaman biraz da problem çözme becerileriden bahsedelim.

Bir çocuğun problem çözme becerisi, keşfe dayalı oyun ve sanatla bağlantılı malzemeleri ve esnek düşünmeyi yaratıcı bir şekilde kullanmasından gelir. Çocuklar oyunsu yollarla çevrelerini manipüle ederek problemleri nasıl değerlendireceklerini ve çözeceklerini öğrenirler. Anaokulu çağındaki çocukların, sanal ve hayali problemleri çözmeyi düşünmeye başlamadan önce gerçek hayatta ortaya çıkan problemleri çözmeyi deneyimlemeleri gerekir.

Yazarların ve filozofların insan gelişiminin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini şeyleri hatırlamak hepimiz için iyi olacaktır: Doğada geçirilen zaman, sanat, müzik ve ilişki temelli eğitim merakın ateşini körükler ve bilgeliğin kökenini besler.

Elbette teknoloji ve bilgisayar bilimi becerileri önemlidir, ancak geçmişin büyük düşünürleri düşünmenin çok daha derin yollarına sahip insanlardı. Ve bilgisayar bilimini yaratma cesaretini onlar gösterdiler. Çocuklarımızın da bu tür düşünme becerilerine ihtiyacı var. Ve bu ancak bütüncül bir temelin üzerine inşa edilebilir.

Teknoloji bir çare değil, hele geleceğin risk alabilen cesur insanları için hiç değil.

 

Kaynak: http://www.sfchronicle.com/opinion/openforum/article/Why-we-shouldn-t-teach-tech-in-kindergarten-12303395.php

 

1 YORUM

  1. ABD hükümetini eleştirme temelli, teknik bilgi ve örneklerden uzak, bilinçsiz velileri ve yöneticileri yanlışa yöneltebilecek bir yazı olduğunu düşünüyorum. Öncelikle hangi işi yaparsanız yapın doğru bilmeli ve doğru yapmalısınız. Eğer yapamıyorsanız bir faydası olmayacaktır.

    Yazıda belirtilen linkteki https://www.bls.gov/emp/ep_table_105.htm tabloda kodlama ile ilgili bir meslek göremedim.

    İkinci STEM kodlama değildir, kodlama STEM anlayışında diğer konular gibi önemli bir parçadır.

    Üçüncüsü prefrontal korteks ile ilgili bölümde anlatılan 21 yaş konusu çok mantıklı gelmiyor.

    Google, facebook vb. Kurucuları çocuklarımı teknolojiden uzak okullara gönderiyor tezine dayanan bu yazının kodlama ile ilgili yanlış bir izlenim vereceğini düşünüyorum.

    Kodlama önemlidir, doğru şekilde ve oyunlaştırma ile verilmesi gereklidir. Daha iyi bir alternatif varsa elbet değerlendirilebilir.

    Algoritma ve keşif mantığı, yaparak yaşayarak öğrenme ve fiziksel araçlar ile kodlamanın anlatılması anaokulundan başladığında hayatım bir çok alanına olumlu etki edecektir.

    Bu yazının büyük hatalar ile dolu olduğunu düşünüyorum.

    Kodlama anaokulundan başlamalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here