İngiltere Matematik Başarısını Artırmak İçin Çin’in Ders Kitaplarını Kullanmaya Başlıyor

1
4221

Şangay’daki öğrenciler uluslararası standart testlerde ilk kez 2010 yılında birinci olduklarında eğitimcileri çok şaşırtmışlardı. Onlarca ülkedeki akranlarını geride bırakmayı başaran bu öğrenciler büyük bir çıkış yakalamışlardı.

Şimdi İngiltere, Şangay’daki devlet ilkokullarında kullanılan ders kitaplarının aynısının çevirilerini kullanarak bu başarının benzerini yakalamaya hazırlanıyor.

İngiltere’deki öğretmenler 2018 Ocak ayından itibaren “Gerçek Şangay Matematiği” isimli doğrudan Çince’den İngilizce’ye çevrilmiş 36 adetlik bir ders kitapları serisini kullanma seçeneğine sahip olacak. İki kitap arasında tek bir fark bulunuyor: Çin’in resmi para birimi sembolleri yerine İngiltere’nin para biriminin sembolleri kullanılıyor.

“Bunca zaman Asyalılar, Batı eğitim sisteminden bir şeyler öğreniyordu,” diyor Kansas Üniversitesi eğitim profesörü Yong Zhao. “Birden tam tersi oldu.”

Batı’daki sınıflar daha önce de Asya’nın matematik öğretme tekniklerini kullanmıştı. Batı’daki az sayıda okul, geçmişte Singapur tarzı bir yaklaşımı denedi. Bu, Çin’deki en iyi matematik öğretmenlerine sahip olduğu düşünülen Şangay’da kullanılana benzer bir yaklaşımdı.

Ancak İngiltere, devlet desteğiyle bazı sınıfları Doğu görünümlü bir hale getirme planıyla öne çıkan ilk ülke oldu. Hükümet tarafından finanse edilen 54 milyon dolarlık bir girişim kapsamında İngiltere’deki ilkokulların yarısından fazlası, Şangay ve Singapur gibi en yüksek performans gösteren ülkelerde kullanılan bir öğretim yöntemini uygulayacak.

“Şu an attığımız adımların çocukları üst eğitimlere ve 21. yüzyılın iş hayatına daha uygun bir şekilde hazırlayacağından ve çok sık duyduğumuz, “matematiği yapamıyorum” sözünün tarihe karışacağından eminim,” diyor bu girişimi geçtiğimiz yıl halka tanıtan İngiltere’nin okullardan sorumlu bakanı Nick Gibb.

“Tam öğrenme” yaklaşımı olarak da bilinen bu öğretim yöntemi, uygun dersleri aldığında her öğrencinin matematik öğrenmek konusunda başarılı olabileceği fikrine dayanıyor. Batı’daki öğretmenler, öğrencilere matematiksel bir konsepti anlatıp ardından bireysel olarak çözmeleri için öğrencilere problem ödevleri verirken, tam öğrenme yöntemi daha interaktif bir yol izliyor. Öğretmenler öğrencilere sık sık sorular soruyor ve onlardan, sınıf arkadaşlarının önünde hem çözümleri hem de altında yatan ilkeleri eksiksiz bir biçimde anlatmalarını istiyor.

Tam öğrenme yaklaşımında öğrenciler düzeylerine göre gruplara ayrılmıyor. Bunun yerine bütün öğrenciler, tam öğrenme ve bir sonraki konuya geçmeden önce aynı anda aynı çalışmayı yapıyorlar.

Öğrenciler bu yaklaşımla daha az matematiksel konsept öğreniyor ve bu da öğrencilerin konseptlere daha derinlemesine hakim olmalarına neden oluyor. Örneğin kesirler konusunda öğretmenler, öğrencilerden, konunun altında yatan “bir bütünün parçası” ilkesini farklı durumlara uygulamalarını isteyebilir. Öğrencilerin soyut fikri keşfetmeleri için resimli sunumları ve diğer görsel teknikleri kullanmalarını sağlar. Ancak sadece bütün sınıf bir konuyu anladığını ya da konu üzerinde “ustalaştığını” gösterdiğinde öğretmen bir sonraki konuya geçer.

Tam öğrenme yaklaşımının Hong Kong, Şangay ve Singapur’daki öğrencileri, yaklaşık yarım milyon öğrencinin katıldığı dünyanın en büyük ölçme ve değerlendirme sistemi olan PISA testlerinde en üst sıralara taşıdığına inanılıyor.

2009’da ve sonra tekrar 2012’de Şangaylı öğrenciler, başka ülkelerden gelen akranlarını okuma, fen ve matematikte geride bıraktı. Uzmanlar bu yaklaşımın yanı sıra yoğun veli katılımı ve eğitime verilen kültürel önem gibi faktörlerin de başarıda büyük rol oynadığını söylüyor.

PISA sıralamalarında matematikte 27’inci sırada olan İngiltere’deki bazı okullar, geçtiğimiz yıllarda Singapur’un öğretim materyallerine dayanan matematik ders kitaplarını denemeye başlamıştı bile. Nitekim İngiltere’deki yaklaşık 400 ilköğretim okulunda, Çin’den alınıp ülkenin müfredatının gereksinimlerine uyacak şekilde uyarlanan bir başka ders kitabı serisi daha bulunuyor.

Çin’deki ebeveynler ve eğitimciler, öğrencilere yönelik yoğun baskıyı hafifletmek ve bireyselliği teşvik etmek için eğitim sistemini gözden geçirme çağrılarını yoğunlaştırsalar bile, yine de Çin eğitim sisteminden öğrenme hareketi hızla devam ediyor.

“İngiltere’nin öğretim materyallerimizi ithal etmesi, eğitim sistemimizde hiçbir sorun olmadığı ve reforma ihtiyacımız olmadığı anlamına gelmez,” diyor Pekin’deki 21. Yüzyıl Eğitim Araştırması Enstitüsü başkanı Xiong Bingqi.

Çin’in bazı bölümlerinde resmi makamlar gaokao (ulusal üniversiteye giriş sınavı) ve eleştirel düşünmeyi geliştiren öğretme teknikler ile ilgili bazı reform deleri yapmaya başladı bile. “Bugün ülkede herkesin ağzında tek bir kelime var: Yaratıcılık,” diyor müfredata daha fazla yaratıcılık katmak için Çin’deki okullara danışmanlık veren Harvard araştırmacısı Jiang Xueqin. “Çin bunu, bir ekonomik güç kaynağı ve Amerikan hegemonyasına meydan okumak için aşılması gereken bir engel olarak görüyor.”

İngiltere’deki bazı eğitim uzmanları sadece Çin ders kitaplarını kullanmanın matematik başarısı üzerinde gerçek bir etki yapıp yapamayacağını sorguluyor. Bazıları ise tam öğrenme sisteminin Batı’ya uyarlanamayacağını çünkü bu sistemin Asya kültürüne fazlasıyla bağlı olduğunu dile getiriyor. Çoğu eğitimcinin hemfikir olduğu şeyse şu: Bu ders kitapları İngiltere’nin eğitimle ilgili sorunlarını çözecek bir sihirli değnek olamaz.

 

Kaynak: https://mobile.nytimes.com/2017/08/05/world/asia/china-textbooks-britain.html?referer=

Yazıdan kısaltılarak derlenmiştir.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here