Doğa, Özel Gereksinimli Öğrencilerin Eğitimini Nasıl Destekler?

0
883

Bazen sınıftan en iyi şekilde yararlanmanın yolu, sınıftan çıkmak ve öğrenmeyi açık havaya taşımaktır. Açık havada öğrenme öğrencilerin daha mutlu, daha sağlıklı ve daha başarılı olmalarını sağlayabilir. Özellikle de özel gereksinimli öğrencilerin.

Londra’da, öğrencilerinin yüzde 30’u özel gereksinimli olan Sulivan İlköğretim Okulu, en küçük öğrencileri için bir “okuma ormanı” kurdu.

“Bütün öğrencilerimizin ilgisini çekecek yenilikçi fikirler peşindeyiz sürekli. Özel gereksinimli çocuklar bazen daha aktif ve kalıpların dışına çıkan fikirlere ihtiyaç duyuyorlar,” diyor okulun ikinci sınıf öğretmeni Emily Genochio. “Açık havada kitap okumak çok eğlenceli ve dinlendirici ve aynı zamanda öğrencilerin stres atmalarını sağlıyor.”

Çocuklar, ağaçlarda “büyüyen” kitaplar ve dalların altında sessizce okuyup kitapları paylaşabilecekleri “çadırlar” bulabiliyorlar. “Normalde kitap okumaktan hoşlanmayan bazı sosyal, duygusal ve zihinsel olarak özel gereksinimli öğrenciler, okuma ormanlarına gitmek için açık havaya çıkmaya daha istekli oluyorlar,” diyor Genochio. Orman, otizm spektrumundaki çocuklara sessiz ve açık bir alan sunuyor.

Açık hava, zorluklarla uğraşmak ve farkına bile varmadan önemli yaşam becerileri öğrenmek için yeni bir ortam sunar. “Özel gereksinimli çocuklarımız, açık havanın stresi ve kaygıyı azaltmasından, sosyal becerileri geliştirmesinden, müfredatı (ve ötesini) öğrenmeyi motive etmesinden çok büyük fayda görüyor. Ayrıca açık hava, bu çocukların, topluluğun pratik, sorumluluk sahibi ve üretken birer üyesi olmalarını sağlıyor.”

Bu okulun, bir doğal yaşam bahçesi, sebze ekim alanı, gölet, böcek oteli ve çayırlık alan barındıran geniş bir açık hava alanı bulunuyor. “Ancak buradaki faaliyetlerin gereğinden fazla teknik ya da yapısal olması gerekmiyor,” diyor Genochio ve öğrencilerinin bir kütüğü, altındaki korkutucu sürüngenleri görmek için yuvarlamaları örneğini veriyor. “Bir zorlukla karşılaşmanın içinde bir başarı duygusu da yatar ve çocuklar başarma konusunda kazandıkları özgüveni, sınıftaki ya da sınıf dışındaki başka durumlara da taşır.”

Açık havada eğitimin bağımsızlığı güçlendirme potansiyeli, özellikle özel gereksinimli çocuklar için çok faydalıdır. Özel gereksinimli çocuklar genellikle çaresizliği ve pasifliği öğrenmişlerdir, çünkü etraflarındaki insanlar olarak bizler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, onlar üzerinde aşırı kontrol uygularız ve açık havaya çıkmak bundan vazgeçmemizi sağlar. Özel gereksinimli çocuklara, bu “alan” duygusunu ve açık havada olmakla birlikte gelen duyusal uyarılmayı vermek kesinlikle çok önemlidir.

İngiltere, Worcester’da, tıbbi, fiziksel ve öğrenme ihtiyaçları olan farklı özel gereksinimli öğrencilerin olduğu Regency Lisesi de öğrencilerinin yaratıcılığını ateşlemek ve öğrenmelerini artırmak ile bağımsızlık kazanmalarını ve mutlu olmalarını birleştirmek için açık havayı kullanıyor. Öğrenciler geçtiğimiz yıl okulda bir Roma bostanı yarattılar.

“Bahçecilik özel gereksinimli çocuklar için o kadar dengeleyici ve kapsayıcı bir şey ki!” diyor okulun öğretmenlerinden Sarah Rudge. “Bir şeylerin geliştiğini ve büyüdüğünü görmek uzun bir zaman alıyor ama sabırlı olmak gerçekten iyi bir yaşam becerisi,” diye ekliyor Rudge. Bazı öğrenciler toprağı kazmaya ve tohum ekmeye konsantre olurken, bazıları bahçenin boyutlarını hesaplıyor ya da Romalıların hangi şifalı otları yetiştirdiğini ya da hangi sebzeleri yediğini araştırıyor. Proje, tasarım teknolojisinden bilime ve tarihe pek çok farklı disiplinle ilişkili.”

Açık hava faaliyetleri öğrencilerin öngörülmez hava şartlarına ve değişen mevsimlere uyum sağlamalarını gerektiriyor. Ama bu oldukça olumlu bir zorlanma. Denemek ve olaylarla yakından ilgilenmek, otizm spektrumundaki çocuklar için gerçek bir mücadeledir. Aynı şekilde düzenleri, zaman çizelgeleri ve rutinlerine bakışlarının esnek olması da öyle. Açık havada olmak tüm bunlara meydan okumalarına sebep olur.

“Ancak açık havada öğrenmenin özel gereksinimli öğrenciler için etkili olması için alanın nasıl yapılandırılması gerektiği üzerine iyi düşünülmesi gerekiyor,” peyzaj mimarı ve öğretmen Felicity Robinson.

Robinson, sınıf çıkışının hemen yanı için tasarladığı, bir kum havuzu, bir ekim-dikim bahçesi, canlandırma oyunu ve büyük ölçekli boyama için kullanılan bir alandan oluşan “daha sessiz bölgeler” örneğini veriyor. Bunun ardından çocuklar bisiklete binilen, top oynanan ve tırmanılan, daha uzaktaki daha hareketli ve aktif bölgelere geçiş yapabiliyorlar.

“Yeni bir ortama hazırlanma fırsatı ve sessiz bölgelerde kargaşayı engelleme özelliği sayesinde bu bölgeler, çocukları daha etkili bir şekilde destekledi. Bu da, çocukların yaptıkları faaliyete daha etkin bir şekilde odaklanmalarını sağladı,” diye açıklıyor Robinson.

Çocukların, kendi açık alanlarını yaratmaya mümkün olduğunca fazla katılmalarını sağlamak da önemli. Okulundaki bir açık hava öğrenme alanının yaratılmasına katılan bir özel gereksinimli öğrenci Robinson’a şunu söyledi: “Katıldığım için ve bu işi benim için bir başkası yapmadığı için mutluyum. Tatil sırasında bir değişiklik olması ve bunu bizim yapmamış olmamız beni üzerdi ve hayal kırıklığına uğratırdı.”

Açık havada öğrenmeyi, sınıfta olanlara farklı ve tamamlayıcı bir deneyim haline getirmek de önemli. Doğal renkleri, bitkileri, mevsimsel değişimleri, doğal malzemeleri ve kütükleri, yaprakları ve dal parçalarını, bir şeyler inşa etmede ya da canlandırma oyununda kullanılacak malzemeler olarak düşünebilirsiniz.

 

Kaynak: https://www.theguardian.com/teacher-network/2016/may/01/nature-nurture-pupils-special-educational-needs-outdoor-education

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here